19 NİSAN 2024
BIST 100 9.623,59 % 1,04
DOLAR 32,588 % 0,35
EURO 34,839 % 0,31
ALTIN GR. 2.495,60 % 0,45
BRENT 86,020 % -0,43
BTC 64.831,48 % 2,05
Yazı Giriş: 23.02.2024 - 10:39 | Son Güncelleme: 23.02.2024 - 10:43

Sahte yüzlerin çaresizliği


İnsan dediğimiz varlığın yaşadığımız dünya için olan değerini hiç düşündük mü? Yaşamın içerisinde varlığımızın dünya içerisindeki yeri ve kavramı bizleri ne kadar zihinsel bir yolculuğa sürüklüyor. Dünya mı bizi biz yapan yoksa biz mi dünyayı bu kavramların içerisinde çaresizliklere sürükleyen.

Madem dünyanın en önemli ve tek düşünebilen canlısıyız, aslında yaşamı güzelleştirebilmek için nasıl bir yolculuk içerisinde olacağımızın kurgularını yapmakla yükümlü olabilmeliyiz. Maalesef bazen doğan bir güneşin uyandıramadığı ve var ettiğimiz teknolojinin içerisindeki araçların bizleri uyandırdığı bir zaman diliminde dünyaya hangi yüzümüzle çıkmamız gerekliliğinin farkına varabiliyor muyuz? Peki, bu yüzlerin ne kadarı gerçekten bizlerin kimliklerini yansıtıyor.

Bugün yolda yürürken insanların yüzlerinin neler yansıttığını, nasıl mimiklerle dolu olduğunu gözlemlediğimizde, kendimizce yaşamın duygu kavramları içerisinde tanımlamalar yapabiliyoruz. Beden dili denen kavramların içerisinde yüzümüzdeki tüm hareketlerin bir anlamsal ifadesinin olduğunu düşündüğümüzde, bu yüzlerin gerçekliliği ile ilgili zihnimizin nasıl bir fikir geliştireceğine hakimliğimiz konusunda bazı tereddütlerin oluştuğunu kavrayabiliyoruz.

Kendi yüzümüzün dışa yansımasını anlayabilmek için önemli bir eşyaya ihtiyacımız olacaktır. Bu eşya bize rehberlik edecektir. Basit ama çok derin bir ayna yaşamın yüzlerini bizlere anlatmaya başlayacaktır. O yüzden aynayı basite almamak gerekmektedir. Şimdi düşündüğümüzde kaçımız yüzlerimizin sahte olmayan alanlarına tam anlamıyla sahibiz veya ne kadarımız ayna karşısında tüm mimiklerimizi sergiliyoruz.

Öncelikle dünyada bugün yaşayan 8 milyarı aşkın insanın yüzlerinin ve o yüzlerin arkasında oluşan duyguların nasıl davranışlara dönüştüğüne baktığımızda, aynaların karşısında mimik ve duygularını belirten insanoğlunun doğal görüntülerine de sahip olmamız gerekecektir. Kendi yüzümüzü tanımakla çıktığımız bu yolculukta yaşamlarımızın çevresinde oluşacak tüm insanların yüzlerine de yaşam boyu ihtiyacımız olacaktır.

Yaşamın oluşturduğu insan topluluklarını düşündüğümüzde, kendi çevremizdeki sahte olmayan yüzlerin sayısına çok dikkatle bakmamız gerekmektedir. Sizlerin de çevrelerinde oluşmuş olan bu sahte yüzleri anlamaksa yaşamlarınızdaki tüm ilişki boyutlarını fazlasıyla etkileyecektir. Sahte yüz sayısı fazla olan bir insan grubuna sahipseniz, bu sizi fazlasıyla yoran bir yaşam biçimine sürükleyecektir. Hele ki hayatın anlamı sadece ve sadece sizin dışınızdaki insanlardan oluşuyorsa maalesef bu sizleri daha da yoracak ve topluma depresiflik noktasında yaklaşan bir ferdin oluşmasına neden olacaktır.

Aslında basit bir ayna ile başlayan serüven, büyüdüğünde belki de ucu size ulaşan olumsuzluk modelleri oluşturacaktır. Sahte yüzlerin çevrili olduğu alanlar, ne kadar büyürse bizler kendimizi her geçen gün, okyanusun derinliklerinde kaybolan çaresizliklerle buluyor olabileceğiz. Bu çaresizliklerden kurtulabilmekse sahte yüzlerin kendi oyunlarını onlara doğrultmak olacaktır. Sahte yüzlere verdiğimiz sahte yüz cevaplarıysa belki de kendi öz benliklerimiz içerisinde karmaşık bir yolculuğa çıkacaktır.

İçinde sevgiyi barındıran ve olumsuzluklar karşısında sahte yüzleri kullanmadan hareket eden insanlarsa az yorularak, bu çaresizliklerden kurtulmayı her daim başaranlardan olacaklardır. Yaşamı güçlü ve özel kılan eğer ilişkilerimizse, bizler sahte yüzlerin çaresizliği içerisindeki tüm insanlara bir ayna uzatarak cevap verebilmeyi başarabilmeliyiz.

Aksi taktirde insanlık süreçlerinin gideceği yol ilişkilerin olmadığı ve bencil dünyalardan oluşan yaşamlara dönüşen ve belki de mutluluğu sahte olmayan yüzleri aramakla geçecek bir ütopyaya dönüşecektir.

O yüzden güzel bir tebessümle sahte yüzlerin çaresizliğinden bir an önce kurtulup gerçek yüzlere kahkahalarla kavuşabilmemiz gerekmektedir. Bu kahkahaları ise gülen kalplere dönüştürmekte en büyük amaçlarımızdan biri olmalıdır.

Unutmayalım ki kalpsizlikleri oluşturan sahte yüzlerin çaresizliği içerisinde olan insanların esaretidir.


YORUMLAR

Sahte yüzlerin çaresizliği
yazısına yorum yapın
0 YORUM