BIST 100 1.776,41 % -2,35
DOLAR 12,369 % 3,08
EURO 14,009 % 4,02
EURO/DOLAR 1,132 % 1,03
ALTIN GR. 713,05 % 3,30
BRENT 72,580 % -11,50
BTC 54.296,00 % -0,41
Yazı Giriş: 07.09.2021 - 14:52 | Son Güncelleme: 07.09.2021 - 15:03

Büyüme üzerine


Ağustos ayında gözlenen çok yüksek oranlı büyümenin başlıca nedenlerine değinecek olursak; ilk olarak dış talep artışından bahsetmek gerekmektedir. İhracatın ciddi oranlarda artıyor olması, tarihi rekorlar kırılması dış talebin bir yansımasıdır. Diğer neden ise iç tüketim artışıdır, bu da pandemi koşullarındaki gerileme, aşılamanın artması ve önlemlerin gevşetilmesi neticesinde, uzun süredir evlerden çıkamayan nüfusun alışveriş yapmaya ağırlık vermesinden kaynaklanmaktadır.

Artan lojistik maliyetlerinin bir sonucu olarak ülkemiz uluslararası ticarette oldukça avantajlı bir konuma gelmiştir. Bir yandan ihracatçılarımızın uzak pazarlara yapacakları ihracatta maliyetlerini arttıran bu durum diğer yandan rakiplerinin de maliyetlerini aynı şekilde arttırması nedeniyle rekabet dezavantajı yaratmamakta, ancak artan maliyetlerin sonucu fiyat artışlarını beraberinde getirmektedir. Lojistikte yaşanan ana sorun lojistik rotalarının değişmesi nedeniyle ortaya çıkan kapasite sorunudur. Bu sorunu da yine tüm dünya ile birlikte yaşamaktayız.

Dolayısıyla, çok uzak bir tedarikçi olan Çin’den tedarik hususu dünya açısından önemli bir sorun olarak ortaya çıkmış ve ülkeleri yeni tedarikçi arayışlarına sokmuş, ülkemiz de bu konuda oldukça önemli bir avantaj yakalamış ve bunu rekor ihracat artışlarıyla değerlendirmiştir.

Büyümeyi ortaya çıkaran diğer unsur ise ülke içi tüketimde yaşanan artıştır. 2020 yılı Ağustos ayında dibe vurmuş olan tüketim, 2021 yılının aynı ayında pandemi koşullarındaki önlemlerin azalmasıyla artış yaşamış ve bu durum da büyümeye olumlu katkıda bulunmuştur.

Tabii bu kadar yüksek oranlı büyüme esasen sürdürülebilir bir büyüme değildir. Genellikle bu türden yüksek oranlı büyümeler savaş vs sonrası dönemlerde yaşanan bir büyümedir, çok uzun süre devam edemez. Talep tarafında yoğun artışın meydana getirdiği ve emtia fiyatlarındaki artış ile daha fazla hissedilen maliyet artışları ve bunların ürün fiyatlarına yansıması da bizlere yüksek enflasyon oranları olarak geri dönecektir.

Büyümenin ekonomi üzerinde son derece olumlu etkileri olmasına karşın fiyatlar seviyesinin normalleşmesinin de bir an evvel tamamlanması gerekmektedir. Aksi taktirde, büyümenin gelir dağılımına herhangi bir etkisi olması mümkün olmayacak, tam tersi gelir dağılımını bozucu bir etki yaratacaktır. Bu nokta son derece dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Zira, gelir dağılımının aşırı bozulması büyümenin talep kısmı kaynaklı denge bozucu etkisini ortaya çıkarır. Bunu engellemenin yolu ise, aşırı baskıya tabi tutmadan büyümeyi belli düzeyde kontrol altında tutarak fiyat istikrarını sağlayacak ve istikrarlı kabul edilebilir oranda bir büyümede sürekliliği ortaya çıkaracak politikalar uygulanmasıdır.

İhracatımızda yaşanan rekor artışların fiyatlar genel seviyesinin düşürülmesinde sağlanacak olumlu ve makroekonomik göstergelerdeki istikrarlı gelişmelerle sürdürülmesi mümkün olacaktır. Unutulmamalıdır ki ekonomik göstergelerde aşırı yükseliş ve düşüşler olumlu sinyaller vermezler. Burada kilit kelime aşırıdır, yoksa bir göstergenin yüksek seyrediyor olması ya da düşük seyrediyor olmasını kastetmiyoruz. Göstergelerdeki yüksek ve düşük veriler göstergelerin türüne göre olumlu ya da olumsuz bir seyre işaret ederler. Ama aşırılıklar, çok özel bir durum yoksa ki bu dönem bir pandemi dönemidir, her zaman olumsuzlukları beraberinde getirir. Pandemi döneminde bu tür göstergelerin tedirgin edici bir yanı bulunmamaktadır. Yüksek oranlı aylık büyüme kapanma dönemi ile açılma döneminin kıyaslandığı talep artışı nedeniyle doğal gelişmenin bir sonucudur.


YORUMLAR

Büyüme üzerine
yazısına yorum yapın
0 YORUM