BIST 100 2.372,35 % -0,89
DOLAR 15,873 % 0,20
EURO 16,801 % -0,21
EURO/DOLAR 1,056 % -0,22
ALTIN GR. 942,56 % 0,22
BRENT 113,050 % 0,97
BTC 29.490,90 % 0,21
Yazı Giriş: 23.12.2021 - 09:35 | Son Güncelleme: 23.12.2021 - 10:04

Vefa sadece bir semt adı değildir!


Bazı insanlar vardır, aranızda akrabalık bağı olmamasına rağmen onlar sizin için özeldir. Sık sık görüşmeseniz de orada olduklarını, bir ihtiyacınız olduğunda kapısını çalabileceğinizi, bir büyük olarak fikir danışabileceğinizi ve yardım isteyebileceğinizi bilirsiniz.

Ferhat Akgöngör de benim için o özel insanlardan biridir.

Güney Çelik Hasır firmasının Yunanistan’a ihracat serüveni esnasında çelik hasırları kamyona yüklerken görmüştüm ilk defa Ferhat Akgüngör’ü… Genel Müdür olmasına rağmen kamyonun üzerinde çelik hasırları yerleştirmesine şahit olmuştum. Bir işçi gibi fiilen çalışmaktan çekinmeyen bu insanı tanımak istemiştim ama maalesef benden önceki dönemde Dünya Gazetesi ile yaşadığı bazı sıkıntılardan dolayı uzun süre randevu vermemişti. Gazetemizin iyi okuyucusuydu ama nedense randevu vermiyordu. Bir şekilde randevulaştıktan sonra kendisini ziyarete gittiğimde, önceki arkadaşlardan dolayı randevu vermediğini, onların gazetede çalışmaya devam ettiğini zannetmesi nedeniyle de görüşmek istemediğini söyledi. Ben de kendisine her insan gibi yanlış yapabileceğimizi, bir yanlışımız olur ise bunu bir ağabey olarak bizi uyarmasını beklediğimizi, bundan memnuniyet duyacağımızı, uyarıları ile daha iyisini ve daha güzelini yapabileceğimizi belirttim.

O günden bugüne kadarda iletişimimiz hiç kopmadı. Uzun yıllar kendisi ile Dünya Gazetesi’nde birlikte çalışma imkânımız oldu. Ben, Dünya Gazetesi’nden ayrılıp kendi işimi yapmaya başladığımda da ilgi ve desteğini hiç eksik etmedi.

Özel toplantılardan yaptıkları ve geliştirdikleri yeni ürünlere kadar birçok habere imza attık. Her gittiğimde yeni şeyler öğrendim. Ferhat beyin bana en ilginç gelen yönü, inşaat mühendisi olmasına rağmen tıptan gastronomiye, felsefeden psikolojiye kadar birçok alanda insanı hayrete düşüren ayrıntılı bilgilere sahip olmasıydı.

Üretimle, ihracatla büyüyen Güney Çelik, zamanla Ceyhan yolundaki fabrikasına sığmaz oldu ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Böylesi’ndeki fabrikasına taşındı. Haliyle o yıllarda Dünya Gazetesi’nin bölge temsilcisi olarak ben de Adana’daki sanayinin ve üretimin üssü olan Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaretlerimde Ferhat Bey ile daha sık görüşme imkanına sahip oldum. Fabrikayı ziyaretlerimde Ferhat beyin en çok dikkatimi çeken yönü, yıllar önce Dünya Gazetesi’nin merkezinde Nezih Demirkent ile birlikte çalışırken gördüğüm ve derinden etkilendiğim bir özellik olan kapıdaki güvenlikten çaycısına kadar tüm personeli, aileleri ile birlikte tanıması olmuştu. Ferhat bey, tüm personelinin kaç çocuğu olduğundan, çocukların hangi okula gittiğine kadar çalışanlarıyla ilgili çok şey biliyordu. Her personeline hal hatır sorduktan sonra ailesini, çocuklarını soruyor, hatta personelin çocuğunun girdiği sınavın nasıl geçtiğine kadar onlarla bir ağabey kardeş edasında sohbet ediyordu. Birçok firmada gördüğümüzün aksine çalışanları ile yemek sırasına giriyor, sırası gelince yemeğini alarak tüm personel gibi yemekhanede neresi boş ise oraya oturarak yemeğini yiyordu. Güney Çelik’te oluşan bu aile ortamının en güzel yanlarından biri de yemeklerden sonra çay kahve molası sırasında oynanan masa tenisi müsabakalarıydı. Ben de çok defa dışarıdan bir oyuncu olarak masa tenisi maçlarına katıldım, ama maalesef Güney Çelik ekibini yenmem mümkün olamadı.

Güney Çelik bir aile ortamı, adeta bir okul gibi işlev görürken diğer yandan da üretimini sürekli büyütüp istihdamını 50-60 kişiden 750 kişiye yükseltirken ihracat pazarlarını da artıran bir şirket oldu.

Güney Çelik’in önemli dönüm noktalarına bakacak olursak Ferhat Akgüngör’ün Güney Çelik’i sürekli yeniliğe, büyümeye, yatırıma, istihdama ve ihracata yönelik bir felsefe üzerine inşa ettiğini görebilirsiniz. Ferhat Akgüngör yapmış olduğumuz sohbetlerde Güney Çelik’in bu başarısının ardında İrfan Cengiz’in yönlendirmesi, duyduğu güven ve desteğinin yattığını da her defasında adeta bir hakkın teslimi olarak ifade ediyordu. 1992 yılında kurulan şirket, 1993 yılında çelik hasır üretimine başlarken 2005 yılında galvanizli tel üretimini devreye alıyor. 2007 yılında pazara yakın olmak üzere Kocaeli Dilovası’nda fabrika yatırımı gerçekleştiren şirket, 2010 yılında Ar-Ge departmanını kurarak ürün geliştirme konusunda yeni bir safhaya geçti. 2012 yılında PC Strand üretimine başlayan Güney Çelik, 2014 yılında tel sektörünün ilk, demir çelik sektörünün ise 2. Ar-Ge Merkezi olmaya hak kazandı. 2015 yılında PC Wire üretimine başlayan Güney Çelik, 2018 yılında Akredite Laboratuvar olmaya hak kazanarak sektörde bir ilke daha imza attı. Yine aynı yıl Kocaeli fabrikasında da galvanizli tel üretim hattını devreye aldı. 2021 yılında vida üretimine başlayan firma hem yatay hem de dikey büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdürerek gücüne güç kattı.

Bu süreç içerisinde çevreye duyarlı üretim tesisi olmak için de çalışan firma, kullanılan kimyasalların azaltılmasından yeni teknolojilerin devreye alınarak karbon ayak izinin düşürülmesine kadar birçok projeyi de hayata geçirdi. Haliyle bu yatırımlar üretimden ihracata, çevreden istihdama kadar birçok ödülü de beraberinde getirdi.

Üretim ve ihracatla büyüyen Güney Çelik, Türkiye genelinde alanında en büyük firmaların sıralandığı İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) gibi kurumların listelerinde de yer almaya başladı. İSO tarafından her yıl açıklanan İSO 2’nci 500 listesine ilk defa 2005 yılında 462. sıradan giren Güney Çelik, her yıl sıralamasını yükselterek 2008 yılında İSO ilk 500 listesine girmeyi başardı. Bu listede de yükselişini sürdüren Güney Çelik, 2020 yılı verilerine göre de Türkiye’nin en büyük 387. firması oldu.  Yine TİM tarafından her yıl açıklanan Türkiye geneli en fazla ihracat yapan firmaların listelendiği TİM 1000 listesine ilk defa 2008 yılında giren Güney Çelik, bu yıl açıklanan 2020 yılı verilerine göre de 6 kıtada 70’den fazla ülkeye yaptığı ihracatla Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 483. firması oldu.

Ne zaman Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’ne gitsem, telefon edip vakti olursa mutlaka uğramak istediğim Ferhat ağabeyi geçtiğimiz günlerde tekrar aradığımda Güney Çelik’ten ayrıldığını öğrendim ve tüm bu süreç bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti.

Eminim ki Ferhat Akgüngör bundan sonraki süreçte de bugüne kadar olduğu gibi işine, insanına, kentine ve ülkesine yaptığı katkıları sürdürmeye devam edecek, içinde bulunduğu her yapıya değer katarak onu büyütecektir. Her ayrılık zordur, ama her şeyde de bir hayır vardır. Kurumlar bazen değerlerinin kıymetini kaybettiğinde anlıyorlar ama iş işten geçmiş oluyor.


YORUMLAR

Vefa sadece bir semt adı değildir!
yazısına yorum yapın
0 YORUM